5 Haziran 2009 Cuma

mağara

uzun bir yoldan gelmiştim.makilerin çizdiği yüzüm bacaklarım küçük sızılarla aciyor kaşınıyordu.nihayet mağrama gelebilmiştim.nemli karanlık mağramda ufacık kazmam ve küreğimle görev edindiğim hazinemi çıkarıyorumdum.çıkardıklarımı gözümün gördüğü yere bırakıyordum.ışıkları aydınlatıyordu beni biraz onlara bakarak doyuyor sonra devam ediyordum görevime.mağranın ağzından içerlere doğru bırakılmış ekmek kırıntıları gibi serpiştiriyordum bir gün çıkarken toplamak için onları.orda olduğum için isyankar diildim aksine orda olmayı ben istemiştim.çıkardığım taşların herbiri bana dış dünyanın yansımalarını gösteriyordu.o yüzden hiç vakit kaybetmemiş olacaktım dışarıya çıktığımda.hatta gördüklerim saf gerçek olduklarından dışardakilerden çok daha fazlasını biliyordum.mağranın karanlıklarına doğru gidiyordum.bazen kör edici karanlıklara rastlıyor gözlerimi kapatıp içimdeki ışıkla ilerliyordum.derken bi an nefessiz kaldım.bıraktığım hazineleri izleyerek mağranın çıkışına gitmek için yola koyuldum.hazinelerim!! yoktular birileri onları almıştılar.kendilerininmiş gibi..elimdeki taşlara baktım.kimlerdi alanlar diye.gördüm..dostlarım,sevgililer,yalancılar....kendilerininmiş gibi gördüklerini anlattılar.izledim onlarıda..nede olsa hayat savaştı ve savaşlarda herşey mübah..ya sırtından vurmak!!!gerçekten mübahmıydı savaşta bile.gerçi ne kadar önemli olabilirdiki sırtımdan vurulmuş olmak burda kaybolmuşken ben.kimsenin geleceği yoktu,merak ettiği yoktu...uzun zamandır burdayım...belki bir gün bulurlar diye hazinelerimi bırakmaya devam ediyorum.kaybolmuşluğum her geçen gün artıyor anlıyorum.buralarda nefes almak zorlaştı çünkü.tek düşündüğüm artık biri beni bulurmu..taşlara bakıyorum göstermiyor..

18 Ocak 2009 Pazar

küçük prensle çiçek kızın hikayesi

küçük prens gökyüzüne baktı
bir damla yağmur ıslattı yüzünü
yüzünde yayılırken aydınlandı yağmur

çiçek kız yola koyuldu
dağlarda aradı
denizleri aştı
aştıkça içinden taştı

küçük prensin yüzündeki yağmur
çiçek kızın gözyaşıydı
çiçek kız ağladı
çiçek açtı
küçük prens kendinden taştı...


işte böledir hikyeleri küçük prensle çiçek kızın.7 renkli çiçeği ararken çiçek kız evrenin başka bir yerinde karşılaşmıştır küçük prensle başka bir zaman ve başka bir varoluşta.aradığı çiçek kızın çiçeği ordadır tam karşısında..aradığı çiçek , kızın çiçeğidir aslında..kalkınca fanus aradan varoluşlar kaybolur ardından ve bir dünya olur...yıldızlar yere iner çiçekler renklenir 7 renkle...

20 Eylül 2008 Cumartesi

müziğin sesini duyabiliyormusun?

bir huyum vardı asla vazgeçmemek gibi..tüm rüyaların
dışında bir düştü bu ;varlığını hissedebildiğin ancak dokunamadığın bir gerçeklikti.
damarlarında dolaşan beyaz sıvıydı..
karmaşık bir birliktelikti kırmızı tarafıyşla yaşadığı;hayatta tutan ve öldüren yavaş yavaş..

oysa ben göğsümden gelenle emziriyordum düşmanları,kırmızı dudaklarıyla
bir oluyordum onlarla.tanrım nasıl bir çıkmazdı buyaşadığım;
yalnızlığın senfonisinde kendine yapılan mastürbasyonun çığlıklarının sağır eden sesi..ve tutamadığın,dokunamadığın,
dayanamadığın varlığından varlığınca şüphe ettiğin ruhsal bozuntunun verdiği hazin haz.

evet bekliyorum son dönemecimi;yaprak dökümünün olduğu mevsimde.
hala vazgeçmedim çitlere takılmış çakal gibi acılar içindeki güçlü varoluşumdan..
tanrım;aynaya baktığımda seni görmek nedenli büyük bir mecaz bize bahşettiğin..
gözümü kırpsam safça bakarsın bilirim.ve izlediğini
hisseder ruhum döne döne şeytanla raksederken ,benliğimin aynasından beni.
evet vazgeçmedim oyun sahnemden perdeyi indirmeye oyunculara.evet maestro müziğe başla....

6 Nisan 2008 Pazar

kedi delisi(crazy abaout cat)

Your favorite photos on Flickr

6 Ocak 2008 Pazar

mahkeme

önce cümleleri çektiler dilimden; başkaldırıyordum çünkü...kelimelerimle

oynarken iktirdiler yere;eğleniyordum çünkü...hecelerimi sindirdiler köşeye

;tehdit ediyordum....harflerimi aldılar;hissettiriyordum...işkence

ettiler,hapse tıktılar,idam ettiler...

sessizliğime kimse dokunamadı...

gölgeme

koşarsam kaçabilceğimi zannettim önce...

savaşırsam öldürebileceğimi...

nerden bilebilirdimki ışıklar sönünce sadece görünmediğini...

kurtuluş olmadığını nerden bilebilirdimki...

kısırdöngü

bir meleği

öldürdü o

şimdi

hesabını bir şeytana

soruyor...

bir bilse;

o şeytanda,

meleği öldüreni

arıyor....

tebrik etmek için!!