kevgire dönmüş bir aşk masalında
zaman uzay eğimini farkettim.
aşk bir uyduydu kayıyordu uzayda
ve zaman geçmiyordu fiziğin anlamsızlığında.
ben kendi etrafımda dönüyordum.
güneşe yaklaşıyordum santim santim;
cehennem yaklaşıyordu.
dejavu yaşıyordu boşluklarında beyin
ve zaman tekrarlıyordu kendini.
bilmin bilemediği gerçeğinde
tarih değişiyordu.
zihnin karmaşık kısımlarında
kabullenmekle sorgulamak arasında
gidip geliyordum.
ağır bi kenetinezi yaşanıyordu zihnimde
ışıkmıydı aynayı kıran
yoksa zihinmiydi;
partiküllerin görülemediği
gerçekliğin okyanusunda
hareket yönünde görünemeyenmiydim..
gün doğumunu izleyen
ve ışık-zaman- aşk üçgeninde gidip gelen
zamanın labaratuvarlarında
bilmin bile hasta kabul etmediği
nede olsa bir hayalperesttim ben
ve ilim sukunet istiyordu.
0 yorum:
Yorum Gönder